Doğadan Uzaklaşan Evler Neyi Kaybettirir?

Doğadan Uzaklaşan Evler Neyi Kaybettirir?

Doğadan Uzaklaşan Evler Neyi Kaybettirir?

İnsan bazen neden yorulduğunu bilemeyebilir.

Yoğunluktan sanır.
Şehirden sanır.
Zamandan sanır.

Belki de mesele başka bir şeydir.

Belki insan, fark etmeden
doğadan uzaklaştıkça kendinden uzaklaşıyordur?

Bu yazı, doğadan kopan yaşam alanlarımızın bizden neleri sessizce eksilttiğini anlayabilmek için yazmaya çalıştık.


Konfor Büyüdü, Yaşam Daraldı mı?

Modern yaşam bize daha fazla konfor sundu.

Daha büyük yapılar.
Daha kontrollü ortamlar.
Daha kapalı sistemler.

Ama bazen şu soruyu sormak gerekiyor:

Konfor artarken,
yaşam duygumuz azaldı mı?

Eskiden pencereler dışarı açılırdı…
Şimdi çoğu zaman ekrana açılıyor.

Bu sadece mimari bir değişim değil.
Bir yaşam biçimi değişimi.

Bir zihin biçimi değişimi.

 


Doğadan Kopuş, Sadece Manzara Kaybı Değildir!

Doğa yalnızca baktığımız manzara değil, ruhumuzu ve perspektifimizi ilham alıp geliştirebildiğimiz yerdir. 

Temas ettiğimiz ritimdir.

Gün ışığıyla uyanmak,
rüzgârı duymak,
toprağın mevsimle değiştiğini fark etmek…

Bunlar küçük ayrıntılar gibi gelebilir yaşam standartlarımızdan dolayı, fakat öyle değil.

Bunlar insanın iç dengesini kuran şeylerdir. Metabolizmamızı dengeleyen konulardır.

Biophilic design ve insan-doğa ilişkisi üzerine yapılan çalışmalar, doğayla temasın stres düzeyini azalttığını ve psikolojik iyi oluşu desteklediğini göstermektedir (Kellert, 2008; Ulrich, 1984).

Yani doğadan uzaklaşmak,
yalnızca yeşilden, manzaradan uzaklaşmak değil.

İçsel dengeyi zayıflatmak olabilir.


Ritmini Kaybeden Mekân, İnsana Ritmini Kaybettirir

Bazı evlerde zaman akar.

Bazılarında ise sürüklenir.

Bunun nedeni bazen görünmeyen şeylerdir:

  • gün ışığının eksikliği
  • hava akışının zayıflığı
  • doğal malzemeden uzaklık
  • yaşamla değil tüketimle tasarlanmış mekânlar

Mekânın insan davranışı üzerindeki etkisini inceleyen araştırmalar, çevresel kalitenin ruh hali ve davranış örüntülerini etkilediğini göstermektedir (Kaplan & Kaplan, 1989).

Bir ev sadece barınak değilse,
ritim de üretir.

Yanlış ritim ise yorar.


Doğadan Uzaklaşınca Ne Kayboluyor?

Bazen büyük kayıplar sessiz olur.

Önce huzur azalır.
Sonra dikkat dağılır.
Sonra aidiyet zayıflar.

Ve insan bunun sebebini çoğu zaman fark etmez.

Belki kaybettiğimiz şeyler şunlar:

  • dinginlik
  • yavaşlık
  • bağ kurma hali
  • yaşadığımız yere ait hissetmek

Belki de en çok bunu kaybediyoruz:

Bir yerde gerçekten yaşadığımız hissini.


Ev, Doğayla Konuşmalı

İyi mimarlık sadece korunma üretmez.

İlişki üretir.

Ev ile ışık arasında.
İnsan ile rüzgâr arasında.
Mekân ile toprak arasında.

Çünkü insan; zihninin kıvrımlarını oluştururken ilk temas ettiği yer yaşadığı evidir. Biz bazen mimarlığı çok mekanik konuşuyoruz.

Oysa iyi yapı biraz da şudur:

Sabah güneşi mutfağa nasıl düşüyor?

Bu da mimarlıktır.

Belki asıl mimarlık budur.


Tuyav İnşaat Olarak Bu Konuya Neden Önem Veriyoruz?

Çünkü biz doğayı proje dışı bir süs olarak görmüyoruz.

Merkezde görüyoruz.

Bizim için doğayla uyum;

  • peyzaj kararı değil
  • yaşam kararıdır.

Çünkü biliyoruz:

Doğanın özü kaybolursa,
denge bozulur.

Ve dengesiz mekân,
insanı da yorar.

Bu yüzden yapı üretirken yalnızca “nasıl görünüyor?” sorusunu değil,
“nasıl yaşatıyor?” sorusunu soruyoruz.


Sonuç

Doğadan uzaklaşan evler neyi kaybettirir?

Belki sadece ağaç değil.

Belki:

  • ritim
  • huzur
  • aidiyet
  • denge

Ve belki en önemlisi:

İnsanın kendine dönüş yollarını.

Çünkü bazı evler yaşatır.

Bazıları sadece barındırır.

Aradaki fark, bazen doğadır.


Kaynakça 

Kellert, S. R. (2008). Biophilic design: The theory, science and practice of bringing buildings to life. Wiley.

Ulrich, R. S. (1984). View through a window may influence recovery from surgery. Science, 224(4647), 420–421.

Kaplan, R., & Kaplan, S. (1989). The experience of nature: A psychological perspective. Cambridge University Press.